27 Ekim 2014 Pazartesi

Kışa Hazırlıkları Hızlandıralım

Kış hazırlıklarına başladık. Bölme tahtası olarak yüksek dansiteli strafor. Geçtiğimiz yıl beyazlardan kullanmıştık. Alırken yoğunluğu yüksek dense de arılar paramparça etmişti. Mavileri de delebiliyorlar ama beyaza göre daha dayanıklı en azından. 


Bölme tahtalarının yanı sıra yarım ballıkların da kesim işleri tamamlandı. Bu hafta çivileri de alınca kalıpta çakmaya başlayabiliriz. Yapımında normal ballığın yarısı ölçülerini kullandık. İki adedi üst üste konunca normal bir ballık haline geliyor. Umarım umduğumuz şekilde kullanabiliriz. 


Son resim de Büyükçekmece'den Naim Abi için. Yatar testere o kadar çok işimize yaradı ki hatırlamamak ayıp olurdu. 



24 Ekim 2014 Cuma

İŞÇİ ARININ YAŞAM DÖNGÜSÜ

Uzun zamandan beri işlerin yoğunluğundan yazamadığımı fark ettim. Kış dönemi geldi belki yavaş yavaş bir şeyler yazarım artık. 

İnternette gezerken rastladığım işçi arının yaşam döngüsüne ilişkin grafiği ekleyeyim en azından. Belki lazım olur.


1 Ağustos 2014 Cuma

Arı Otu - Bal Otu - Faselye (Phacelia tanacetifolia Bentham) -2

Bu konuyu bloğumu yazmaya başladığımda ilk konummuş arı otu veya bal otu isimli bitki. O dönemde yaptığımız denemelerde kullandığımız tohumluk yerli tohumluktu. Bazı imkanlar sayesinde yurtdışı menşeyli buldğumuz tohumluk ile yaptığımız denememiz de sonlandı.
 
Öncelikle 27 Kasım 2008 tarihinde yazdığımız yazının bir linkini verelim. BUYURUN BURDAN
 
 
 
6 yıl aradan geçmiş. Bu süre zarfında da denemeler devam etti. Bitki kışa girmeden mi ekilmeli yoksa ilkbaharda mı ekilmeli gibi sorular kafamızda cevap buldu.
 
Öncelikle bu bitkiden bal alacağım veya balım bu bitki balından olacak diye bir durum söz konusu değil. Bol miktarda nektar vermesine ve ama kokusu ama rengi ile arılar üzerinde cezbedici olmasına rağmen bir kovan için bal üretimi söz konusu ise en az 2-3 dekar alan ekmeniz gerekiyor. Yani ancak bu durumda kovandan alacağınız balda polen izi miktarı yeterli olabiliyor. Bir balında belli bir bitki ismi ile isimlendirilebilmesi için o bitkiye ait polen izinden bulundurması gerekiyor. 
 
Fakat ben bu bitkiyi bulunduğum florada özellikle sabah yayılımı için kullanacağım, ayrıca arıya otlak (arı otlağı tabirinin daha doğru olacağını düşünüyorum) olarak kullanacağım diyorsan bu bitkiyi düşünebilirsin. Özellikle eldeki kovan sayısına göre ekilecek olan belli bir miktarı arıda yavru hareketliliğini arttırıyor. Burada önemli olan ise floradaki kuru dönem ile yoğun bal akım dönemleri arasında çiçeklenmeyi sağlamak.
 
 
Kendi bölgemiz için konuşacak olursak Silivri'de erken bahar çiçeklerinden sonra kanola geliyor. Kanola da mevsime göre değişse de Mayıs ayı ortasında bitiyor. Eğer yağışlar yeterli ise Mayıs sonuna kadar da floradaki diğer çiçekler arıya yayılım için yeterli geliyor. Ama Mayıs sonu ile ayçiçeklerinin açtığı dönem olan Temmuz başı arasında 30-40 günlük bir süreç flora açısından kuru kalıyor. Sorun da burada başlıyor. Bal dönemine girdiği için arıya şuruplama veya kekleme yapamıyorsunuz. Bu durumda da baharda biriktirdiği balı tüketmeye başlıyor. Haliyle de ayçiçekler açtığında bu sefer ilk olarak yavru etrafına bal topluyor ve sonra da peteklere bal taşıyor arı. Zaten ayçiçeğindeki kısa nektar akışında bize bal toplasın dediğimiz arı haliyle önce kendisine (yavru alanının etrafına) topladığı için bal verimi düşüyor. Burada önemli olan şey floradaki kuru dönemde arıya kovanda bulunan stok balı yedirmemek.
 
Bu amaçla farklı zamanlarda ilkbaharda arılardan aldığımız kanola balını tekrar arıya vererek yaptığımız denemeler de oldu. Bu da faydalı oluyor ama kanola balı her zaman olacak diye bir şey de yok. Misal bu yıl 15-20 teneke de olsa alırız dediğimiz kanola balı havaların 3-4 gün tam kapalı gitmesi ve bu arada da arıda en az 4-6 çıta açık yavru bulunmasından dolayı 2,5 tenekeye düştü. Nasıl ki arılar nektar olduğunda 3-4 gün içinde bütün petekleri bal ile doldurabiliyorsa içerde yavru olduğunda da 3-4 gün içerisinde bir çoğunu da tüketebiliyor.
 
Kanola balından başka ne olabilir. Önceki yıllarda sağılmış ayçiçek ballarına karıştırılmış taze polan ile yapılmış kek vermek de bu kuru dönemi atlatmak için tercih edilebilir. Arıda yavru teşviki için de güzel olacaktır.

 
Ben kendi adıma en iyi yolun arının yayılım gösterebileceği bitkilerden geçtiğini düşünüyorum. Bu illaki FASELYE (Phacelia) olacak diye de bir şey yok. Özellikle bizim bölgemizde kışlık fiğ ekilişlerinde çiçeklenme eğer hava yağışlı ise floradaki kuru döneme veya ekiliş ilkbahar ekilişi ise yine floradaki kuru döneme denk gelebiliyor. Veya arıcılarımıza yine özellikle kuru alanlarda güzel çiçek açması ve çok yıllık bir bitki olması sebebiyle korungayı da önerebilirim.
 
Biz FASELYE (Phacelia) kullandık çünkü sulama şansımız vardı. Sulanmadan olmuyor mu oluyor. Sulu ve kuru arasındaki tek fark çiçekte kalma süresi. Sulu FASELYE (Phacelia) kuruya göre 1,5 kat daha uzun çiçekte kalıyor.
 
Ne yaptık. Özellikle ekiliş tarihini floradaki kuru dönemde 6-70 gün önceye denk getirdik. Yani biz çiçeklenmeyi Haziran başında istiyorsak ekilişi Mart sonunda yaptık. Bu durumda da bitki çiçeklenmesini bizim istediğimiz tarihte gösterdi.
 
Ne kadar ektik? Yukarıda bahsettiğim gibi FASELYE (Phacelia) balı almak istiyorsan koloni başına 2-3 dekar düşünmen lazım. Bu durumda 50 arısı olan birinin 100-150 dekar arası ekilişi olmalı. Ayrıca bu ekilişin çiçeklenme tarihi de arıların tarlacısının bol olduğu bir döneme denk gelmeli. Fakat arı merası veya arı otlağı gibi düşünüyorsanız normal mevcuda sahip 50 arı için  2-3 dekarlık bir alan idare edecektir. Burada net bir ölçü vermiyorum. Alan büyüdükçe faydası da artacaktır. Kendi adıma 50 civarı bala yönlendirilmiş çift kat 100 civarı bölme için ekmiş olduğumuz 7-8 dekarlık alan kolonilerde yaptığımız kontroller sonucunda bana göre yeterliydi. 
 
 
Biz neden ektik? Amacımız yine yukarıda yazdığım gibi arıların bu ekiliş alanını otlak olarak kullanması ile ilgiliydi. Özellikle sabahları arıların bitkide yayılım göstermesi ile arı kontrolleri çok rahatlıyordu. Tarlacı tepenizde dolaşıp durmuyordu. Bunun yanı sıra kovana her gün az da olsa bir miktar nektar girdiğinden koloni stoklarına pek dokunmuyorlardı. Bu durumda da yavru atımı floranın kurumasından dolayı kesilmiyor özellikle ayçiçek balında koloni içerisinde balı olgunlaştıracak arı mevcudu elde edilmiş oluyordu.
 
Sabahları özellikle bitkideki çiçeklerin rengi ve kokusu inanılmaz güzel.





30 Haziran 2014 Pazartesi

2014 Yılı Ayçiçekleri De Açtı...

Kestane arıları ile ilgilenirken ayçiçeğindeki bölmeleri unuttuk... Sonuç iki kova dalak...
Arıları bu şekilde görünce daha bir iştahım geliyor....
Maşallah diyelim....



16 Haziran 2014 Pazartesi

2014 Kestane Maceramız...

Arıları kestaneye 04.06.2014 tarihinde getirdik. 2 hafta sonunda hele de havaların kapalı ve yağmurlu geçmesi sonunda ortada pek de bir şey yok. Son 3-5 günden beri çalışmışlar gibi. Her birinden 5-10 kg bal çıkar tahminen. Ama fotoğrafların çekildiği gün gibi bal gelirse sanırım kovan başı 10 kg sınırını aşarız. 




Kestanenin yarısı geçmiş. Kalan yarısı da (% 40 diyelim) yeni açmış durumda... Bunun yanı sıra da ıhlamur yeni açıyor. Arılar yeni yeni ıhlamura sarmaya başlamış.


Arıların önündeki otlar biz arıları koymadan önce biçilmişti. (Bu arada Saim Bey'e de teşekkürler...) Buna rağmen o kadar yağmur yağdı ki neredeyse otlar yarım karıştan fazla uzamıştı. Arıların bazıları otların arasından kovana girmeye çalışıyorlardı. Haliyle hemen otları temizledik....